Müzik yapımcısı ve spor yazarı Ercan Saatçi, Milli Takım’ın başarısızlığındaki en büyük etkenlerden birinin takımdaki Fenerbahçeli futbolcuların sayısının azlığı olduğunu söyledi. Saatçi, Fenerbahçe’nin kendi milli mücadelesini vermeye devam ettiğini belirtirken, takımın forvet oyuncularından Bienvenu’ya da ateş püskürdü. Ercan Saatçi, JÖNTÜRK’ten Sema Sezen’in sorularını yanıtladı:
‘’Fenerbahçe kendi milli mücadelesini veriyor’’ demişsiniz. Bu konuyu ayrıntılı anlatır mısınız?
Bu sözün içinde biraz ironi var. Fenerbahçe’nin hem bu dönemde hem de tarihte geçirdiği zor dönemler var. Milli mücadele yıllarında tarihte Fenerbahçe’nin çok önemli bir konumu var. Fenerbahçe Kurtuluş savaşı yıllarındayken Anadolu’ya silah kaçıran ve askerlerimize maddi-manevi desteklerde bulunan bir kluptür. Bu Fenerbahçeliler için her zaman bir övünç kaynağı olmuştur. Dolayısıyla ‘’milli mücadelesini veriyor’’ sözü ile hem tarihteki o döneme atıfta bulunmak hem de şu anki yaşanan zorluklara dikkat çekmek istedim.
Milli mücadele demişken, üç büyük kulüp de Atatürk’ün kendi takımından olduğunu söylüyor. Asıl olan nedir?
Mustafa Kemal Atatürk Fenerbahçelidir. Atatürk’ün Fenerbahçeli olduğunu ispatlamak için herhangi bir maçta Fenerbahçe bayrağını sallarken görüntülenmesine gerek yoktur. Atatürk, Kurtuluş savaşında bizlere bu ülkeyi armağan ederken, öyle hassas planlar ve organizasyonlar yapmış ki, Fenerbahçe kulübünü de bu organizasyonların içine katmış. Milli Mücadele’de silahların Anadolu’ya götürülmesi planı zaten karargahta belirlenmiş. Fenerbahçe kendi kendine silahları götürmemiştir. Böyle bir eylemi gerçekleştirmek için bir organizasyona dahil olmak gerekir. Öte yandan spor kulüplerinin Atatürk’ü sahiplenmesi çok doğaldır. Atatürk hepimizindir.
Bunca yaşanan olaydan sonra Fenerbahçeli futbolcuların ve taraftarın psikolojileri nasıl?
Biz alnımızın teriyle mücadele ettik ve şampiyon olduk. Şimdi bir daha şampiyon olacağız. Futbolcular ve taraftarlar şike iddiasından sonra şok geçirdi. Profesyonel bir futbolcusunuz , bir kulüpte oynuyorsunuz ama başkanınız cezaevine alınıyor ve durumun ne olduğu bilinmiyor. Aziz Yıldırım suçsuz da çıkabilir, savcı haklı da çıkabilir ama bu durum tüm Fenerbahçe’ye yüklenmemelidir. Futbol insanlar için, coşku, umut, heyecan, mutluluk, üzüntü demektir. Bunları büyük taraftarı olan bir kulübün elinden alırsanız kaosa sürüklenir. Allahtan aklı başında taraftara sahibiz ve yöneticiler kontrollü davranıyorlar da bir ayaklanma çıkmıyor. Yoksa taraftarlar da durumu protesto etmek istiyorlar. En son 10 kasımda, binlerce Fenerbahçe üniformalı taraftarlar, Anıtkabir’de toplanıp Ata’ya şikayete gittiler. Bu travmatik olaylardan sonra Fenerbahçe çok büyük hasar aldı. Nasıl Hiroşima ve Nagazaki’ye atom bombası atıldıktan sonra Japonların toparlanması zor olduysa, bizim için de bu travmayı atlatmak zor olacak. Eğer bütün kluplerle ilgili enine boyuna araştırma ve soruşturma yaparlarsa, bunun sonucuna katlanmayı göze alırlarsa, durum daha adil olacaktır. Böyle travmatik durumun içinde kalan bir takım maddi manevi dağılabilirdi. Bir de bunun toplumsal ve sosyolojik boyutu var. Fenerbahçe Türkiye’nin en büyük sivil toplum örgütüdür. Bu kulübün içinde her türlü siyasi görüşe sahip, her dine mensup, her meslekten insanlar var. Fenerbahçe Cumhuriyeti yakıştırması doğrudur. Evet Fenerbahçe sınırları çizilmemiş bir Cumhuriyettir.
Bu zor süreç, Fenerbahçeli futbolcuların maçtaki performanslarını ve özel yaşamlarını ne yönde etkiledi?
Elbette futbolcuları üzdü ama bir yandan da birbirlerine sarılmasını ve daha çok kenetlenmesini sağladı. Futbolcuların kenetlenmesinde Aykut Hoca’nın çok büyük etkisi var. Fenerbahçeli futbolcuların motivasyonu düşecekken Aykut hoca durumu tam tersine çevirmeyi başardı. Fenerbahçeli futbolcular bu olayı protesto etmeye de devam ediyorlar. Mesela Volkan, Aziz Yıldırım’ın içeri alınmasını protesto edip sakalını kesmiyor ve ‘’ Aziz Yıldırım çıkmadan sakalımı kesmeyeceğim’’ diyor. Zaten futbolcuların sahaya çıkışlarında, idmanlarında, her şeylerinde bir başkaldırı var. Bunu net görebiliyorsunuz.
Fenerbahçe’nin forveti Bienvenu’nun formsuzluğu hakkında ne düşünüyorsunuz?
Çok kötü. Bienvenu bu travmatik dönemde Fenerbahçe’nin içinde olsaydı belki daha farklı oynardı. Ama objektif olarak baktığımda Bienvenu bir Fenerbahçe futbolcusu değil.
Milli takımının başarısız olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Milli takımın düşüşünde Fenerbahçeli futbolcuların az sayıda olmasının büyük payı var diye düşünüyorum. Kadroyu oluştururken, Fenerbahçeli futbolcuların yaşadığı travmatik olaydan dolayı, iyi performans sergileyemeyeceklerini düşünmüş olabilirler.
Milli maçtaki yuhalanma olayından sonra futbolcularla görüştünüz mü?
Görüşmedim, çok sinirim bozuldu. Bu maç Fenerbahçe-Galatasaray karşılaşması değil, milli maçtı. Ay Yıldız’lı üniforma önemli olmalıydı, içindekinin kim olduğu önemli olmamalıydı. Bu yuhalanma bölündüğümüzün resmidir. Allah göstermesin bir savaş çıksa, çarpışırken sen Fenerbahçelisin sen Galatasaraylısın mı diyeceğiz! Ülkemizin birliğe en çok ihtiyacı olduğu dönemde yaşıyoruz.
Bu taraftarın da suçu değildir. Bu durum kesinlikle Tv’lerde, gazetelerde ahkam kesen yorumcuların suçudur.
NOT: Saatçi, çok yakında yeni bir albüm çıkaracağının da müjdesini verdi.

Facebook
Twitter
